Spor Günlüğü

Spor Gündemi İle İlgili Haberler, Yorumlar

Ekim, 2006 için Arşiv

GSÜ’de Profesyonel Futbol Kulüpleri Organizasyonu ve Finansmanı Konferansı

Yazan: sporgunlugu 27 Ekim 2006

Galatasaray Üniversitesi’nde iki gün boyunca spor yönetimi, profesyonel futbol kulüpleri ve finansmanı ele alınacak. Nantes Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Jean Marc Lauzanas “Spor Yönetimi, Profesyonel Futbol Kulüpleri ve Finansmanı” konulu iki konferans verecek.

Tüm katılımcılara açık olan konferans, 30-31 Ekim tarihleri arasında, Ortaköy Kampüsü Aydın Doğan Salonu’nda gerçekleşecek.

PROGRAM:

30 Ekim

14.00-16.00

Fransa’da Futbol Organizasyonu

Konuşmacı: Prof. Jean Marc Lauzanas, Nantes Üniversitesi

31 Ekim

13.00-15.00

Futbol Kulüplerinin Finansmanı: Karlılığı İstikrarlı Hale Getirmek İçin Kullanılacak Kaynaklar

Konuşmacı: Prof. Jean Marc Lauzanas, Nantes Üniversitesi

Yazı kategorisi: Futbol | » yorum bırak;

Torino 2006 Sonuçları

Yazan: sporgunlugu 8 Ekim 2006

Bu sene Torino’da düzenlenen Dünya Eskrim Şampiyonası ferdi ve takım müsabakalarının ardından tamamlandı.  Türk milli takımı bu Şampiyona’da hiçbir varlık gösteremedi. Kimse de eskrimcilerimizden derece beklemiyordu. Geçen sene kazanılan birkaç başarı Türkiye Eskrim Federasyonu yöneticilerini heveslendirse de, eskrim camiası bu başarıların geçici olduğuna inanıyordu. Devlet, sponsorlar, federasyon, kulüpler, aile, okul arasındaki ilişkilerden oluşan, temeli sağlam bir sisteme sahip olmadıkça Dünya ve Avrupa Şampiyonaları’nda kalıcı başarı elde etmek imkansız. Türkiye Eskrim Federasyonu’nun bugünkü yöneticileri ile birkaç ay içinde gerçekleşecek seçim sonucunda görev alacak yönetimin de uzun vadeli ve gerçekçi bir program izleyeceğini düşünmek de hayal olacak. Her federasyon kendi döneminde başarı hedeflerken veya bunu hedeflediği izlenimi verirken aslında günü kurtarmanın hesabını yapıyor.   Umarım gelecek yönetim – ki şu anki yönetim devam edebilir – Master Plan’ı gerçekçi ve bilimsel esaslara uyarak hazırlar ve en kısa zaman içinde camianın da desteğini alarak çalışmalara başlar. Bunu düşlüyorum ama gerçekleşeceğinden şüpheliyim.

Yazının devamını oku »

Yazı kategorisi: Eskrim | » yorum bırak;

Paralimpik Oyunları Maskotları

Yazan: sporgunlugu 2 Ekim 2006

Türkiye gündemi Olimpiyatlar’a ancak başlangıcından bir hafta önce kapılarını açar. Yaz Olimpiyatları Türk spor basınının ilgisini kısmen çeker.  Her konunun uzmanı Hıncal Uluç atletizm, güreş, halter, boks, yüzme, futbol, eskrim hakkındaki engin bilgi ve yorumlarını paylaşırken; TRT’ye dokundurmaktan da vazgeçmez. Diğer spor yazarları ve köşe yazarları ise güreş ve halter ağırlıklı yazıları ile günümüzü şenlendirirler.

Türkiye’de Olimpiyat kültürü henüz oluşmamıştır. Bunun en açık göstergelerinden biri de Paralimpik Oyunları karşısındaki tepkimizdir. Paralimpik Oyunları’nın ne olduğunu çoğu spor yazarı bilmez. Zira onlar engelli sporunu sadece gazilerin oynadığı futbol maçları ile BJK’nin engelli basketbol takımından ibaret zannederler. Yavuz Kocaömer başta olmak üzere, bir avuç spor gönüllüsü engelli sporu konusunda önemli adımlar atmaya çalışırken spor basını bu konuda çok duyarsızdır. Engelli sporu ne yazık ki sadece magazin basınının büyük (!) isminin assolist sevgilisi Petek Dinçöz ile Kaya Çilingiroğlu arasındaki para kavgası sayesinde medyada yer bulmuştur.

Türkiye bu tür suni gündem maddeleri ile uyutulurken, dünya sporu çok hoş bir gelişmeyi kutluyor. Pekin 2008 Yaz Olimpiyatları ile Vancouver 2010 Kış Olimpiyatları‘nın ardından düzenlenecek Paralimpik Oyunları’nın maskotları tanıtıldı.

artp_1908_575_big.jpg   artp_1908_576_big.jpg

Yazı kategorisi: Olimpiyatlar | Etiketler: , , , , , , , , , | » yorum bırak;

Türk Basınında Fatih Terim

Yazan: sporgunlugu 2 Ekim 2006

2 Ekim 2006 tarihli Milliyet gazetesinde Uğur Meleke‘nin yazısı (http://www.milliyet.com.tr/2006/10/02/son/sonspo03.asp) spor basınında çok tartışılabilirdi. Ta ki Uğur Meleke kendisini Fatih Terim ile aynı kefeye koyana kadar.

Meleke, Fatih Terim‘in doğrudan eleştirilemediğine ve spor yazarlarının “Terim’in cesaretle eleştirilemediğinden” yakındığına dikkat çekmiş. Yazının ilk paragrafını okuyunca Meleke‘nin bir ilke imza atacağını ve Terim‘i eşekten düşmüşe benzeteceğini umarak heyecanlanmıştım. Zira Meleke, istatistiklerle konuşan ve futbolu skor üzerinden değerlendirmeyen, futbolu bildğine inandığım bir yazar.

Terim bu şekildeki eleştirilere karşı sessiz kalmayacağı için, bir şekilde Meleke ile uğraşacaktı. En iyi olasılıkta, Terim bir basın toplantısı düzenleyebilir veya kalemşör arkadaşları vasıtasıyla Meleke‘ye cevap verebilirdi.  Diğer bir olasılık ise, Terim‘in Meleke‘nin spor basınından uzaklaştırılması için düğmeye basması olacaktı.Meleke, diğer yazarlardan ayrılamadı. Hatta daha öteye gitti ve Terim‘in şakşakçılığını abartarak, Terim‘i eleştirirken iki kere düşünülmesi gerektiğini iddia etti. Bu tür spor yazarlarından medyada çokça var. Türkiye – İsviçre maçından sonra Terim’in yaptıklarını örtbas ederek Mehmet Özdilek‘in okka altına girmesinde tetiği çeken bu adamlar, Terim‘i korumak için ellerinden geleni yaptılar.

Hala imparator, baron, kral, ne olursa olsun kendisine yakıştırılan hiçbir sıfatı haketmeyen Terim‘i yücelterek bal tutan parmağı yalamada sınır tanımayan spor (!) yazarları (!) arasında Meleke en uç noktaya adını yazdırdı.Meleke‘nin Terim‘e övgüde sınır tanımamasının sebebini anlamakta zorlanılabilir. Oysa Meleke, Terim‘i korurken aslında kendisinin de eleştirilmesinde dikkatli davranılması konusunda gözdağı veriyor. Meleke, meslekdaşlarına (spor yazarlığı meslek midir, tartışılır) Terim‘i ancak kendisi gibilerinin eleştirebileceğini, Terim‘i eleştirmenin her babayiğidin harcı olmadığını ifade etmiş. Melekegeçtiğimiz haftayı Nike’nin organizasyonuyla Roma’da, kendi ülkelerinin en başarılıları arasında yer alan onlarca gazeteci ile geçirdiğini; mesleğinde kıtanın zirvesine çıkmanın ne kadar zor olduğunu gördüğünü” açıklamış. Meleke‘nin bu toplantıya davet mi edildiğini yoksa kendisinin mi gelin güvey olarak gittiğini bilmiyorum. Onun Türkiye’nin en başarılı gazetecilerinden biri olduğuna kimin karar verdiği konusunda da fikrim yok. Meleke, “Terim’i her kim fütursuzca-kontrolsüzce eleştirebiliyorsa, o da kendi alanında en azından bir defa Avrupa’nın en iyisi olup olamadığını (ve hatta kalan hayatında olup olamayacağını) gözden geçirsin!” diye buyurmuş. Meleke de bir haftadır bunu gözden geçirmekle meşgulmuş.

Şimdi merakla A milli takımın maçlarını bekliyorum. Başarısız sonuçların ardından Meleke, Terim‘i eleştirecek mi? Eleştirmezse, kendisini haklı çıkarır. Ama eleştirirse, bu durumda ya Meleke kendisini dev aynasında görecek ve gazetecilikte Avrupa’nın en iyilerinden biri olduğunu zannedecektir ya da kendisini övmeye çalışırken yanlış merkezden yola çıktığını farkedecektir.

Meleke, iyilik, kalite ve tarihe geçme konusunda yanlış kişiyi temel almış. Gerçek futbol seyircisi Fatih Terim‘i başka özellikleriyle hatırlayacak. Meleke de eminim aynı potada olmak istemeyecektir.

Yazı kategorisi: Futbol | » yorum bırak;