Spor Günlüğü

Spor Gündemi İle İlgili Haberler, Yorumlar

Sinan Şamil Sam’ın Kafatasında Çatlak Tespit Edildi (mi?)

Posted by sporgunlugu 15 Aralık 2006

WBV Kıtalararası Ağırsiklet Boks Şampiyonu Sinan Şamil Sam geçen gün gerçekleşen bir ödül töreninde çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Türk Standartları Enstitüsü Başkanı Kenan Malatyalı’nın Dünya Bayanlar Boks Şampiyonası’nda birinci olan Hasibe Erkoç ve üçüncülüğü elde eden Şemsi Yaralı‘yı ödüllendirdiği kabule Sam’ın açıklamaları damga vurdu.

Önce Türk Standartları Enstitüsü ile boks şampiyonluğu arasında nasıl bir bağlantı olduğunu incelemek gerekir. TSE’nin sporculara ödül vermesi, onun görevi kapsamında mıdır? Boksör kızlarımızın başarısı, Türk standartlarının üstünde yer alması sebebiyle TSE Başkanı’nın bu çeşit bir şov sergilediği ileri sürülebilir. Artık standardımız belli oldu. TSE Başkanı’nın bundan sonra tüm Olimpiyat, Dünya, Avrupa derecesi elde edenlere ödül vermesi gerekir. Bugüne kadar beklemesi hataymış.

Sam ise şampiyonluğuklara doyamadı; TSE’den ödül alamamanın acısını en derinden hissetti. Türk yetkililerince standardı ödüllendirilmeyen Sam, standardı hakkındaki şüpheleri ortadan kaldıracak davranışlarda bulundu.

Hürriyet gazetesinde çıkan habere göre, törenin ardından konuşan Sinan Şamil Sam, başarılı bayan boksörlere dönerek, ”Kusura bakmayın ama bayanların boks yapmalarına karşıyım. Bunlar benim özel fikirlerim. Sizlerin başarılarını takdir ediyorum, ancak yine de boks yapmanızın karşısındayım” dedi.

Dünyanın en iyi antrenörlerinin kesinlikle bayan sporcuları çalıştırmadığını iddia eden Sam, ‘‘Antrenörüme bir defasında neden bayan boksör çalıştırmıyorsun? diye sorduğumda, beni ‘defol git’ diyerek yanından kovdu. Mike Tyson, Muhammed Ali gibi ünlü sporcular araştırın bakın, hiçbir zaman bayanları çalıştırmamıştır” diye konuştu.

Profesyonel boks hayatına 15 Nisan 2000 tarihinde başlayan Sam, Boks Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli‘nin de Türk boksunu bitirdiğini iddia etti. Sinan Şamil Sam, kabule katılan federasyon asbaşkanı Zafer Günseven‘e de dönerek, Doğaneli’nin kişilik olarak iyi bir insan olduğunu ifade ederek, ”Caner Doğaneli Türk boksunu bitirmiştir. Kendisi yıllardır başkan ancak boks için neler yapmıştır tartışılır. Ben kendisini başarılı bulmuyorum. Bunlar benim fikirlerim. kabul edersiniz, etmezsiniz” diyerek tepkisini dile getirdi.

Sam ayrıca, Hasibe Erkoç ve Şemsi Yaralı ile fotoğraf çektirmek istemedi.

Sam, çok haklı olduğu bir konuda ne yazık ki kantarın topuzunu kaçırmış.

Kadınlar bir yana, hiçbir aklı başında insan boks yapmamalı. Her ne kadar Olimpiyat Oyunları listesinde yer alsa bile, boks bir spor değil. Spor, insanın fiziksel, ruhsal yönden gelişimini sağlayan ve sağlığa faydalı hareketler bütünüdür. İnsan evladının kan revan içinde kaldığı, kulakların koptuğu; dişlerin, kemiklerin, kafataslarının kırıldığı; böbreklerin haşat olduğu vahşiliğe spor denebilir mi?
Karate, judo, tekvando gibi çoğu Uzak Doğu dövüş sporunda gerekli korunma önlemleri alınmaktadır. Boks ise hala tehlikeli sporlar kapsamındadır. Yakın zaman içinde bu spor (!) dalının Olimpiyat Oyunları kapsamından çıkarılmasına şaşırmamak gerekir.
Sam ya düşünme kapasitesi çok sınırlı biri ya da insanların sert tepkileri karşısında duruşunu koruyamıyor. Ben ikinci ihtimalin söz konusu olduğuna inanmak isterim.

Sam, şampiyonların antrenörüne bir defasında “neden bayan boksör çalıştırmıyorsun?”  diye sormuş. Eğer Sam, kadınların boks yapmasına karşı olsaydı, bu konu hakkında düşünmeye devam etmezdi. Kadınların yokluğunu fark etmez, umursamaz ve bunun üzerine tartışmazdı. Durup dururken neden gidip antrenörüne böyle bir soru sorsun?

İşte bu sorudan sonra olan olmuş ve Sam için dönülmez yolculuk başlamış. Hocası ona “defol git” demiş. Yanından kovmuş. Eminim ki, damarına basılan antrenör “defol git” demekle kalmamıştır. Azarlanan, kovulan bir şampiyonun ruh halini tahmin etmek zor değil. O da kadın boksörlere karşı hınç dolu yaşamaya başlamıştır. Yazık olmuş!

Sam, dünyadaki gelişmelerden habersiz. Kadınlar neredeyse her sporu yapıyorlar. Bazı dallarda ise erkekler, tahtlarının paylaşılmasından rahatsızlar.

Sporcuların bazı davranış kurallarından haberdar olması gerekir. Fair Play bilinciyle hareket eden, topluma örnek olacak insanlar olmalıdırlar. Sadece antrenman yapıp şampiyon olan ama toplumsal kurallardan bihaber, eğitimsiz, kaba insanlar sadece oyuncu olabilir. Bunlara sporcu denemez.

Sam, kadınların boks yapmasına karşı olduğunu söylemekle yetinse, Federasyon Başkanı ile ilgili eleştirilerini de kibar bir uslupla dile getirse bir tartışma başlatabilirdi.  İsteyen kendi fikrini beyan ederdi. Sporla ilgili güzel bir tartışma gerçekleşirdi. Ama ne yazık ki Sam eline gelen fırsatı kaçırdı.

Sam’ın bayan boksörlerle fotoğraf çektirmek istememesi ise terbiyesizlik, görgüsüzlük, densizlik, kendini bilmezlik, vs… Sam, kadınları boksör olarak kabul etmediği için mi yoksa insan yerine koymadığı için mi fotoğraf çektirmek istemedi?

Aslında burada haberi hazırlayan muhabirin de işgüzarlığı olabilir. Sam’ın düzeltme yazısı gönderip göndermeyeceğine bakmalı. Şimdilik olayın, yazıldığı gibi gerçekleştiğini düşünelim.

Sam’ın sadece bu iki boksörle mi, yoksa bütün kadınlarla mı sorunu var?

Bazı otoriteler, yıllardan beri Almanya’da yaşayan, Almanya için yarışan Sam’ın Doğu ve Batı kültürü arasında bocaladığını ileri sürebilirler. Kadını aşağılayan hangi kültürdür? Doğu mu? Batı mı? Buna açıklık getirmek gerekir.

Sam’ın davranışlarının hiçbir kültürle ilgisi yok. Sam, arada bir yerde kaybolmuş. Ne Almanca ne de Türkçe’yi doğru düzgün konuşabilem Sam’ın kültürünü tartışmaya gerek yok.

Onun bu davranışlarının sebepleri arasında Türk yetkililerin bilinçsizliği de bulunmaktadır. Başarıya hasret olan ve en ufak bir başarıyı propaganda aracı olarak kullanan siyasiler Türkiye için yarışmayı yıllar önce reddeden birini kahraman gibi kucaklamaya devam etmektedirler. Sırtında Gazi damgası ile ringe çıkan Sam, sırtının sağlam bir yere dayanmasından güç alarak her geçen gün haddini aşmaktadır.

Sam, Almanya’da bu şekilde davranabilir miydi? Elbette hayır. Zira orada kimseye hak ettiğinden fazla değer vermiyorlar. Sporcular da kimliklerinin farkındalar. Sam bu şekilde davranmış olsa, sadece o ayıplanmaz, Türk toplumunun imajı da sarsılırdı. Belki Almanlar haklıdır. Birkaç densiz, eğitimsiz Türk asıllı insanın asla hoş görülemeyecek davranışları bütün Türk toplumuna mal edilebiliyor. Ama Sam, orada nasıl davranması gerektiğini biliyordur. Türkiye’de hep şampiyon olarak kalacak. Kimse tepki göstermeyecek. Herhangi bir ceza verilmeyecek. Türk sponsorlar onu desteklemeye; Türk televizyon kanalları maçlarını yayınlamaya devam edecek. Asla Batı devletlerindeki zihniyete sahip olamayacağız.

Sam ayrıca Boks Federasyonu Başkanı Caner Doğaneli’yi de eleştirmiş. Keşke ileriki günlerde bu eleştirilerini kapsamlı bir şekilde açıklasa! Hiçbir sporcu federasyonlar, kulüpler, yöneticiler ve antrenörler hakkında konuşamıyor. Futbol oyuncularını ayrı tutuyorum. Onlar medya aracılığıyla kulüpleriyle dalgalarını geçebiliyorlar.

Türkiye’de başarılı federasyon sayısı 10’u geçmez. Bazı federasyonlar ise birkaç sporcunun başarısı ile ayakta duruyorlar. Oysa o sporcular da kendi çabalarıyla, özel sponsorları sayesinde ve okullarından, kariyerlerinden feragat ederek başarı peşinde koşuyorlar.

Ne yazık ki bir artı, bir eksiyi ortadan kaldırmıyor. Sam’ın şampiyonluğundan çok bu terbiyesizliği hatırlanacak. Efsane (!) boksörlerin çoğu gibi… Sam, Mike Tyson’u ve Muhammed Ali’yi örnek göstermiş. Muhammed Ali’nin kızı şu anda boks yapmakta ve medyada yer almaktadır. Şam’ın bundan haberi var mıdır? Sam’a kalırsa, Ali, Alzheimer olmasa kızına asla izin vermezdi. Mike Tyson ise manyağın teki. İki örnek arasındaki en büyük fark ise, Ali’nin her zaman örnek bir insan olması… Ali, Müslüman olmadan önce bir efsaneydi. Devletine kafa tuttu. Bütün sıfatlarından vazgeçti. İnancı, davası uğruna hapse girdi. Madalyasını derin sulara gömdü. Ve hala efsane!  Mücadelesine devam ediyor. Olimpiyat Oyunları’nda Olimpiyat Ateşi’ni yakışını seyrederken kim gözyaşlarının akmasını engelleyebildi? Onun sayesinde, Alzheimer hastalığı hakkında bilinçlenmeye başladık.

Sam, böyle sözler sarfettiğine göre, hayatında hiç dayak yememiş olmalı. Bu biraz komik oldu. Belki de gereğinden çok yemiş.

2 Yanıt to “Sinan Şamil Sam’ın Kafatasında Çatlak Tespit Edildi (mi?)”

  1. hamza acar said

    boksörler ve diger spor dalları o kadar zor şartlarda çalışıyorlarki bu kadar başarı bile ayyıldızı dalgalandırmaya yetiyor,ben onların idmanını izlerken evet diyorum çünkü çogu azimle çalışıyor,ve birşeyleri bekliyorlar ne yimi,hayatın onlara verdigi acımasızlıkla savaşıyorlar,bugün selçuk aydını dünya tanırken türkiyede kimse tanımıyor. amatör boksun tarihi,kübalılar bile maçlarda selçugu izlemeye geliyorlar,evet boksta tanıtım yok manşet yok iki satır yazılıp bırakılıyor,ama biz degerlerimizi bilmiyoruz veya işimize gelmiyor,bence artık zamını geldi

  2. MUSTAFA said

    İSTİKLAL MARŞINI HANGİ SPORCU SÖYLETEBİLİYORSA VE TÜRKİYEYİ KİM EN İYİ TEMSİL EDİYORSA BUNUN BAYAN VEYA ERKEK OLMASI ÖNMELİ DEĞİL
    NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE….

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

 
%d blogcu bunu beğendi: